Gün Batımı Esintisi
11/03/2026
Rüyamdaki Patates Kızartması
04/03/2026
İnce Çizgiler Üzerinde
"Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı hissetmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını hissettim. Ne yeryüzünde, ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı."(İşin Aslı, Judit ve Sonrası- Sandor Marai)
Bugün bir arkadaşım aradı beni ve kısa süren bir hal hatır sorma kısmından sonra bana: "Merve çok mutluyum. Artık kendimi gayet iyi hissediyorum. Bitti. Uzun zamandır saplantı haline getirdiğim düşünceler de, hisler de gitti. Tabii ki gün içerisinde onu yine düşündüğüm oluyor, aklıma geliyor ama kendi hayatımı da yaşayabiliyorum, başka şeylere de merak duyabiliyorum. "dedi. Onun bu sözleri kitaptaki İlonka'yı ve yukarıdaki sözlerini hatırlattı bana. Sahi, bazı kavramlar arasındaki ilişki ne kadar ince ne kadar da hassas :) Bazen saplantı ve aşk arasında git gel yaparken başka kıyılara savrulduğumuzun farkında bile olamıyoruz galiba. Sonra duygular yerini daha sahici bir zemine bıraktığında da şu soruyu soruyoruz belki?
"Aşk mıydı gerçekten? Yoksa zihnimin ve kalbimin bir boşluğu tamamlama çabası mıydı sadece?"
Bu arada aşk ile ilgili en güzel cümleyi, üniversitedeyken felsefe hocam olmasının şanslılığını halen duyumsadığım Ahmet Cevizci söylemişti: " Sevdiğin insanın hoşlanabileceği ve sevebileceği o kişi olmak isterken yaşadığın dönüşüm." demişti. Tabi burada daha iyi insan olmak, daha erdemli birine dönüşmek kavramlarını da öne attığını hatırlıyorum. Yani aşkın bizi daha iyi birine dönüştürme gücünden bahsedebiliriz galiba. Ama orada bile şöyle bir ince çizgi yok mudur? Bu dönüşüm kendimize doğru mu oluyor, yoksa kendimizden uzağa mı düşürüyor?
Her halükarda bizi büyüttüğüne inanıyorum. Tüm o şaşaası ve ayakları yerden kesen haliyle bizi başka diyarlara götürüp, sonra gerçekliğe geri getiriyor. Hep aynı kalmasını dilediğin duyguların bile dönüşüm halinde. Sen değişiyorsun, o değişiyor, ilişkinin kendisi bile değişiyor. Dönme dolap içerisinde birbirinin elini bırakmama isteği belki de. Ve evet bazen gerçekten manyaksı bir hal :)
Dönüp Ahmet Cevizci'nin sözlerine tekrar baktığımda şunu düşünüyorum: Sevdiğin kişinin sevebileceği insan olmaya çalışırken kendi potansiyelini de keşfediyorsun bazen. Benim içimde bu da varmış dediğin yerlere temas ediyorsun, o üzgün olacağına birlikte haksız olalım derken bulabiliyorsun kendini ve o haksız ortaklıkta yeni bir dil inşa edebiliyorsun :)) Galiba bu dönüşüm kendinden ve özünden uzağa düşünce acı verici oluyor, kayıp duygusu geliyor. Kendinden uzağa düşmek...Ne yakıcı bir his! Belki de iyileşme şurada başlıyor: "Onu hâlâ düşünüyorum ama kendi hayatımı da yaşayabiliyorum." cümlesinde. Tamamen unutma diye bir şey olmadığını düşünürüm. Sadece bazı kişi ve olayların düşüncemizdeki hacmi küçülür. Ve o hacim küçüldüğünde, hayat genişler yeniden.
Baktım işlerime odaklanamıyorum, geleyim de yazayım dedim. Ne anlattığım konusunda bir fikrim yok ama şunu biliyorum, yazarken içimdeki düğümü de gevşetiyorum. Kitaptaki şu bölümü okumak bile içimi ısıtıyor. Bir sıkıntının ya da duygunun pençesinde asılı kalmış hisseden herkesin bir gün İlonka gibi hissetmesini diliyorum: Bir sabah kendi yatağında doğrulup, acı hissetmeden gülümseyebilmesini. Öyle ya; mükemmel insan yok, mükemmel hayat da yok. Ve bu neresinden bakarsanız bakın aslında acayip özgürleştirici!
26/02/2026
Yağmurlu Günde Sihirli Düşünceler
Bu sabah yağmurla başladık güne. Bir yandan seviniyorum, barajları düşünüp mutlu oluyorum; bir yandan da o kadar giyindim ettim, saçlarımı da bu kadar güzel yapabilmişken "Bozulmasın Alla'm" diyorum. Neyse, benim küçük canavarı okula bıraktıktan sonra kendi okuluma gelebildim şükür. Bugün neden bu kadar özenli hazırlandım? Çünkü bir aydır okul iklimini pozitife çevirmek için küçük bir proje üzerinde çalışıyordum. O çalışmayı yapacağım gün de bugündü.
Çalışmadan bahsedecek olursam, öğrencilere Ramazan ayı dolayısıyla küçük paketlere hurma koyduk ve üzerine de öğrenciler ve öğretmenler için yazdığım farklı sözlerin olduğu kağıtlar iliştirdim. Bu bir takım şeylere sevimli notlar iliştirme olayını sevdim ben galiba, öğretmenler "Merve'nin tarzı" dediler alırken :) Tabi bu çalışmayı yaparken okulumuzun memuru Gül, canımız Hülya Abla'mız ve hatta Hülya Abla'mızın karşı okulda çalışan kankisi de işe dahil oldular. İşte bugün sınıfları tek tek dolaşıp onlara paketlerini takdim ettik. Erkek öğrencilerimin notları okurkenki yüz ifadeleri çok tatlıydı. Ben galiba "utanıp gülmemeye çalışma" gülümsemesini pek seviyorum ve bugün bolca gördüm :)) Öğrencileri de öğretmenleri de mutlu eden minnoş bir çalışma oldu senin anlayacağın.
Bu çalışmadan sonra odama geldim ve bir süre penceremden yağmurun yağışını izledim. Bir ara lapa lapa kar bile yağdı yahu :) Ne güzeldi. Bazen yaşamak çok tatlı hissettiriyor. Sonra "Yağmur ne zaman bitecek acaba?" diye düşündüm. O sırada bilgisayarımın sağ altında hava durumunu gösteren bir kısım var. "Yağmur bitecek." yazısını gördüm, çok güldüm :) Düşünsene aklımdan geçen soruların cevaplarını bilgisayar ekranımda gördüğümü, nasıl olurdu acaba?
+"Öff canım çok tatlı istedi, ne yesem ki?"
- " Tatlı yeme. Dün yedin."
+ "Kahve mi içsem, çay mı?"
- "Çay iç."
+ " Sence bu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak sarımsaklamasak da mı saklasak?"
- 404 Not Found.
Aha yine bozdum bilgisayarı! Bilgisayar demişken, artık kaçtığım evrak işlerime el atmam gerek. Bu küçük molamda buraya gelmek iyi geldi. Hadi o zaman kendinize cici bakın sevgili dostlar !
16/02/2026
Güneşli Günler ve Bizi Tutan Şeyler
11/02/2026
Kitap Okuyacağım Derken Yediğim Çikolatalar
05/02/2026
Amazon Kadınının Gün Raporu
01/02/2026
"Gün Batımı Esintisi" Taşındı
Rüyamdaki Patates Kızartması
Dün gece rüyamda patates kızartması yiyordum. Ama nasıl güzel patates… Çıtır çıtır, üstelik öyle yağlı filan da değil. Uyandığımda can...
-
Sevgili dostlar, Eski adresimi Google bir türlü görmeyince ve com. 'lu adresi de okulda açamayınca anlık bir fikirl...
-
Bu sabah geç uyandım. Alarmı ne zaman kapattığımı bile hatırlayamadım. Tabi kalkar kalkmaz başladı benim maraton. Önce k...
-
Bu sabah yağmurla başladık güne. Bir yandan seviniyorum, barajları düşünüp mutlu oluyorum; bir yandan da o kadar giyindim ettim, sa...
.jpg)