Okulda özellikle de tatil dönüşleri işlerim çok yoğun oluyor. Toplantılar, tutanaklar, tekrar toplantılar, okul dışı meslektaş toplantıları, vs. derken o kadar çok sosyalleşiyorum ki, bugün bir süre kimseyi görmek istemediğime karar verdim. Cuma günü için buluşma ayarlamak isteyen arkadaşlarıma dedim ki: " Bir süre siz de dahil kimseyle toplanmak filan istemiyorum. Toplantı sonrası bana özet filan da yazmayın. 🤣" Güldüler ama çok sahici dedim ben :)
Dün psikolojik danışmanlara yönelik sabahtan akşama üç toplantı koymuşlardı ve haliyle kendi kurumlarımızda değildik. Toplantı arasında arkadaşlarla bir kafeye gittik ve tabi herkes kendi okulunda yaşadığı durumları anlattı. Bir arkadaşım şey dedi:" Okulda zümrem sert mizaçlı ve ben öyle değilim. Ona bir yazı geldiğinde çok nazik bir çerçevede söylüyorlar. Bana gelince daha hoyrat bir tavırları var. Öyle mi olmak gerek? Biraz daha soğuk ve mesafeli olsam belki daha iyi olurdu, ne dersiniz? " Dedi. Tabi biz de kendi fikirlerimizi sunduk. Böyle laf lafı açtı ve ben de kendi rahatsız olduğum tiplerden bahsettim biraz. " Gerçek manada bir çalışma yapmayıp orada burada gezen, herkesle oturup bağlantı kuran ve sürekli yapmadığı işin reklamını yapan tipler neden daha başarılı gibi algılanıyor arkadaşlar? " Derken buldum kendimi. Bu duruma olan öfkemi onlarla konuşurken fark ettim hatta. Sahi siz de yaşadınız mı böyle bir durumu? Hadi diyorum başlarda insanların gözünü boyadın, sonra insanlar eyleme bakmaz mı? Ya da bakmıyorlar mı? Vitrine mi bakıyoruz sadece biz?
Öyle işte. Galiba ne soğuk ve mesafeli davranarak "ağırlık" koyacak biriyim ne de reklamcı bir yönüm var. Bütün bunlara zamanım ve enerjim filan da yok. Ay umrumda da değil! Anlamlı olacak, birisi için fark yaratacak bir şey yapmadıysam ne anladım ben o işten!
Yarın kitap kulübümün toplantısı var ve elimdeki kitabı bitirmem gerek, henüz yarısında bile değilim(ühüüü 🥲). Kitabı okumak yerine dünkü sohbete gitti zihnim ve bunları düşünürken iki çikolata yedim. Böylece dün sporda yaktığım kaloriyi yerine koymuş oldum. 😆😅 Pişman mıyım, emin değilim. Sınav zamanı ders çalışmak yerine farklı şeylerle ilgilenen sevgili öğrencilerim gibiyim, bakın hiç aklımda yokken bir yazı bile yazdım, hahahah :))
Hadi kendinize cici bakın!
Adios beybiler!
Senin göz kapaklarının altı ve çevresi de Lenka'nınkilere benzemiyor mu? :) Uzun vakit olmuştu dinlemeyeli, dinliyorum şu anda. Bu arada Gece Yarısı Kütüphanesi'ni sipariş ettim, gelir gelmez okuyacağım. Merak uyandırdı ;)
YanıtlaSilBence bu tiplerin başarılı gibi görünmesinin sebebi Bourdieu’nün de dediği gibi simgesel sermaye. İşin özünden çok görünürlüğe yatırım yapmaları. Gerçek çalışmayı yapan kişi sessizce uğraşırken onlar sürekli ortada oldukları için daha fazla dikkat çekiyorlar ehe. İnsanların gözünü boyamak kısa vadede işe yarıyor tabii, çünkü çoğu kişi vitrine bakıyor, depoya değil.
O iki çikolatayı yemek aslında spor salonuna karşı yapılmış en tatlı sabotaj olmuş ehe.
Lenka'yı çok severim, ucundan kıyısından benzediysem ne mutlu 😁 Kitabı seveceğini düşünüyorum, okuduktan sonra mutlaka fikirlerini paylaş bizimle. Simgesel sermaye'yi daha önce duymamıştım ve çok hoşuma gitti. Galiba bir şeylere isim vermenin rahatlatıcı bir yanı var, rahatsız edici kişiler ve durumlar için bile geçerli bu. Ahahaha galiba ben daha çok yiyebilmek için spor yapanlardanım, sabotaj bende gırla :))
Sil:)))) başlık muhteşem.... hayır çikolata için asla pişman olunmamalı..
YanıtlaSileşim 3 ortak, bunlardan biri asla çalışmıyor ve kendisine "department of good mood" diyor. aynen dediğin gibi, laklak, sosyal aktiviteler, işyeri dedikodularının düzenlenme ve dağıtımı, bunlardan sorumlu. Diğer ortaklarla aynı maaşı alıyor, derdi de nedense sadece bana düşüyor :))))
Hahahah çikolata konusunda destek atan herkese kalp atasım var canım Ceren :))) Erkekler böyle şeyleri bize göre daha kabul edici mi acaba, benim eşim de benim kadar sorun etmez bu tipleri 😆 Dediğin gibi dedikodu dağıtımında çok işlevsel oluşları bir şekilde eğlence ihtiyacına hizmet ediyor olabilir :))
Silsayfanıza bayıldım...tam bana göre...ben de beklerim sayfama...kucak dolusu sevgiler...
YanıtlaSilAy çok mutlu oldum, sevdiyseniz ne mutlu. İlk fırsatta ziyaret edeceğim 🤗
SilGariptir bu sabah benim iş yerimde de bunun konusu vardı. Umutsuz derecede mobinge uğrayan biri ve onun janjanı bol, üstlere muazzam tatlı olan manipülatif yöneticisi ve "biz ne yapabiliriz " konusu.
YanıtlaSilsöylenmeyi bir hayli çok istediğim bir konu bu...
benle birlikte söylenmek istersen memnuniyetle eşlik edebilirim yani 😏
arada beni bloğa da uğrar iki satır ile fikirlerini belirtirsen mutlu olurum
Sevgiler
En azından " söylenme" hakkımızı kullanarak rahatlayabiliriz, evet 😅 Tabiki fırsat bulur bulmaz geleceğim sevgili Mai💕
SilSürekli kendin mi yiyeceksin o çikolataları? Bize neden göndermiyorsun? Çocuk olasım geldi şimdi, çocuk olup sınıfında haylazlıklar yapmak istedim sırf çikolata göndermediğin için :)
YanıtlaSilÇok tatlı bir yorum bu :)) Tatlı ve de haklı bir yerden bakmışsın :) Bir de ben çok haylaz öğrencilerle görüşüyorum, efendi çocuklarım pek uğramıyor bana. O yüzden haylaz çocuklarımın zihin yapısına çok aşinayım ve severim😅 Seni de sevdim pikaçu. O zaman anlaştık, haylazlık senden çikolatalar benden 😆🤣
Sil