12 Aralık 2025 Cuma

İç Dökme Mekanı

     Erkek öğrencilerin sayıca baskın, kız öğrencilerin ise çok az olduğu bir okulda çalışıyorum. Haliyle kız öğrencileri 9. sınıftan 12.sınıfa kadar bir hayli görmüş, onları yakinen tanımış ve de onlarla güçlü bir bağ kurmuş oluyorum. Geçen gün sevdiğim bir kız öğrencim bana dedi ki " Sizin burada olmanız ne güzel, sanki bu okulda bir çeşit iç dökme yeri yapmışlar bi de sizin gibi birini koymuşlar." Dedi. ( Tabi O, "sizin gibi biri" kısmını detaylandırdı ama burada kendimi övmeyecek ve bu övgüyü kendime saklayacağım, hahahaha) 

      Bugün böyle kendi kendime düşünürken kendi iç dökme mekanlarım olarak aklıma gelen yerlerden birinin burası olduğunu fark ettim. Ve benim şu an çok acilinden iç dökesim var canlarım. Bundan sonrası kasvet, bundan ötede bir kadının bunalımı var. Halihazırda içiniz böyleyse, buradan dönün anam. İyi niyetli bir uyarı tabelası gibi düşünün bu kısmı. 

     Öyleyse başlıyorum.

     Anaokulunun ilk senesinin hastalıklı ve de zor olacağını biliyordum ama bu neymiş be canlarım? Ne virüsü bitti, ne bakterisi eksildi... Her seferinde hastalık repertuarımıza bir yenisi eklendi. Zatürre başlangıcı, beta bakterisi, adı bilinmeyen salgını derken grip masum kaldı. Ev eczaneye döndü. Eskiden anaokullarını küçük sevimli insancıkların yeri gibi düşünüp sempati duyardım, şimdi benim için adeta bir virüs yuvası oldu... Kızımın okul çantasını bile  yıkayasım geliyor bazen. 
     
      Tüm bu kötü koşullar içerisinde, geçen gün eşime ve kız kardeşime dedim ki " Yalnız farkında mısınız bilmem ama, bende de ne bağışıklık varmış, bir kere bile hasta olmadım. Allah beni taş etmiş, belki de gelecek aşılar için benden yararlanacaklar ne malum, ahahahahah :)) "  Diye şaka arası kendimi överken....

 Burada soluklanmak istedim, bir dakika....

 Ahh ben de hastalandım ya dostlar! Ama benimki bir anne hastalanması gibi başı dik ve mağrur oldu. Evladıma bakım verirken geçirdiğim kaygılı ve de uykusuz geceler üst üste gelince ben de hastalık bayrağını devralmış oldum. Benden sonra da eşim ve kız kardeşim hasta oldu. Bu salgının ismi ne bilmiyorum ama hepimiz bir hafta içerisinde yamulduk. 
Kızım artık iyileşmeye başladı tabi, enerjisi yine yerine geliyor ve bildiğiniz evde dönerli bir şekilde onun enerjisine yetişmeye çalışıyoruz. Bugün saate bir baktım, kızıma ayırmam gereken kotayı doldurmuşum, kız kardeşimle eşime dönerek dedim ki" Hadi bakalım sıra sizde. Bakın ben sizden biraz daha iyiyim diye fazladan oyun oynadım, bunu da unutmayın" Dedim. Tabi bunlar da durur mu, benim hastalanmadan önceki sözlerimi yineleyip güldüler. Hainler, aha şimdi de onlar uyurken ateş kontrolü yapıyorum, taş olsa çatlar be! Ben taştan daha taşım diyorum sizeğğ!! :)) 

     Sizin anlayacağınız iç daralması içinde ateş kontrolü yapar ve uyuyamazken buraya gelmek istedim. Sizin burada olmanız ve hâlâ blog yazan ince ruhlu insanların olduğu böyle bir mekanın olması ne güzel, ne hoş :)) İyi ki varsınız be!! 

Not: Kasvetli bir konu anlatacağım dedim ama konu nerelere geldi. Olsun artık, böyle kalsın. Kendinize dikkat edin, bana ateş kontrolü yaptırmayın a dostlar! :)) 

 (Yorgun bir analık mesaimden, yazının ruhuna uygun olsun diye. 
Not: Ama siz taş olduğum kısmına odaklanabilirsiniz ( Not içi not: Yamuk ama gülümseyebilen bir taş hahahahah) 


18 yorum:

  1. Geçmiş olsun. Ben ve ailem de çok kötü geçirdik, geçiriyoruz. Bu virüs tam bir baş belası.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde de maalesef bitmedi daha, yine de günden güne iyileşiyoruz. Size de çok geçmiş olsun🙏 Ailecek hastalanınca çook uzun zamandır hastalıkla uğraşıyor gibi hissediyor insan... En kötüsü çocukların hastalanması zaten. Kendim için dilediğim sabır ve gücü sizin için de diliyor, size kocaman sarılıyorum 💕

      Sil
  2. Yine ne tatlı yazmışsınız. Geçmiş olsun. Annelik en zor meslek gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım İlkay çok sağ ol iyi dileklerin için 🙏🤗 Annelik gerçekten de bir meslek gibi, her gün bu mesleğe dair yeni şeyler öğreniyorsun; bazen tam biliyorum dediğinde duvara çarpıyorsun, öte yandan anne olmadan önce ben nasıl bir insandım diye kimi zaman kendini de sorgularken buluyorsun... Hem çok güzel hem çok zor😅

      Sil
  3. Makbule Abalı14 Aralık 2025 06:28

    Gülerken gözlerin de ışıl ışıl olması ne güzeldir Annabel. O ışıltı sağlık belirtisidir aynı zamanda. Sağlık bedensel, ruhsal ve toplumsal açıdan tam bir iyilik hali olduğuna göre lütfen bu kadarcık iyilikle yetininiz.
    Anneler naz çekendir, herkes ona kapris ve naz yapabilir! Virüsler de bu durumu bildiğinden annelere çok dokunmaz.
    Büyük geçmiş olsun. İyi ki kıymet bilen öğrenciler var. Onlar can yeleği gibidir, bilirim.
    Umutla, dirençle, bağışıklık yüklü günler, anlar diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Makbule öğretmenim, ne şifalı cümleleriniz var! O kadar iyi geldi ki yorumunuz, şu an kendimi çok daha iyi hissediyorum. 💕 Güzel gören gözlerinize ve kalbinize sağlık, iyi ki varsınız😍🤗

      Sil
  4. o kadar tarihi site gezdik yanii böyle taş görmedik :) o kadar antepe gittik böyle fıstıık görmediiik :) kıyamazlar sanaaa geçmiş olsun çok komikli duygul anlatmışsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaha canımsın😍 çok sevdim bu yorumu, aldım kabul ettim, azıcık da şımardım bilesin 💃💕

      Sil
  5. Ah ya, çok iyi anlıyorum seni, ama çok şanslısın hem tek çocuk hem de eş ve kardeş desteği ;) Umarım bir an önce hepiniz sağlığınıza kavuşursunuz.. Bir tane daha pozitif cümle: şimdi anaokulunda çok hastalandı ya, vücudu sonraki yıllarda çok güçlü olacak inşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ceren ne iyi geldi bunu duymak, umarım öyle olur çünkü kendimi bununla teselli ediyorum. :) Ve aslında biz de bu şehirde yalnız sayılırız, bu seferki hastalık kızkardeşimin ziyaretine denk geldi, kızkardeşim için şanssız bir durum olsa da onun desteği, sadece varlığı bile insanı daha güçlü kılıyor, net :))

      Sil
  6. Yazını okurken aklıma şu geldi, okulda öğrenciler için bir “katarsis odası” gibi duruyorsun, onlar içini dökerken sen de kendi yükünü buraya bırakıyorsun :)

    Küçük bir sınıfın içinde bütün bir biyolojik repertuarı deneyimlemek. Ev eczaneye dönüşürken senin bağışıklığını taş gibi görmen bana insanın kendi direncini bir tür mitolojiye dönüştürme halini hatırlattı. Sonra o taşın da çatladığını söylemen, hayatın ironik denge yasasını gösteriyor, en sağlam görünen yapı bile bir gün yorulur. Soğuklar başladı efenim, sağlığa dikkat etmemiz lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha "katarsis odası" güzel bir metafor :) Benim için daha fazlası gerekiyor ve burası da o alanlardan bir tanesi gerçekten :) Taş metaforunu tam da bu haliyle kulanmıştım, anlaşılmak çok iyi hissettirdi. Ve evet şu hayatta her an ve her şeyde ironik bir yan buluyorum :)) Siz de kendinize dikkat ediniz efendim, sevgiler 🌸

      Sil
  7. Blog yazan bir avuç kişi kaldı. Daha sık yazın lütfen! Geçmiş olsun cümleten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı günler buraya bir şey yazma ihtiyacıyla gelip yazamadığım oldu. Çoğunlukla da vakit bulamadım sanırım. Ama haklısınız, yazmak iyi geliyor, iyileştiriyor ve daha sık yapabilmeyi diliyorum ben de :)) Çok teşekkürler, siz de dikkat edin, şu sıralar herkes hasta...

      Sil
  8. rafflesia flora18 Aralık 2025 14:27

    geçmiş olsun. blogger en güzel döngü bence ara versen de bırakamıyorsun terapi odamız^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ama :)) Sanal alemin en güvenli alanı gibi :)

      Sil
  9. bu yorgun haliniz ise :)

    YanıtlaSil

"Gün Batımı Esintisi" Taşındı

     Sevgili dostlar,    Eski adresimi Google bir türlü görmeyince ve com. 'lu adresi de okulda açamayınca anlık bir fikirle...