28/06/2026

Dudağımdaki Uçuk, Etrafımdaki Kaos

       Olleeeeyy tatil başladı oleeey!!! 

     Ben ve alt dudağımdaki kocaman uçuğum birlikte geldik bugün. Anlatacaklarımız var size dostlar!! 

      Arkadaşlar ben bir aydır yoktum, çünkü değişik, saçma sapan günler yaşadım. Ne demek istediğimi anlatmaya çalışırken mevzuları uzatabilirim, sıkıcı olabilirim. Benim bugün anlatmaya ihtiyacım var ve açıkçası bu ihtiyaçla geldim buraya. 

    Şöyle ki, yaklaşık on yıldır çalıştığım kurumda geçen sene idari kadro değişti ve yeni müdür geldi. Geçtiğimiz sene Müdür yardımcıları okul öğretmenlerinden oldu ve bir şekilde yeni gelen müdür de ( adına Mehmet Bey diyelim) kuruma uyum sağladı, güzel geçti yani. Bu sene müdür yardımcılığı kadrosuna üç yeni arkadaş geldi. Üçü de birbirinden farklı, değişik kişiler.

  Bu kişilerden bir tanesine Hande diyeceğim. Hande hanım her şeyi bilen, müdür gibi emirler yağdıran, müdüre haber vermemiz gereken kısımları bile kendisine söylememizi isteyen bir tip. Çalışkanlık adı altında müdür yetkilerini kullanıyor filan, Mehmet Bey de her şeyi bıraktı kadının üstüne, suya sabuna dokunmuyor. Okulun dinamiğini bilmeyip anlamadan hop yeni kurallar, birbirinden habersiz işler yaşanıyor ve bir şekilde idarede sıkıntılar çıkmaya başladı ve Mehmet Bey ilk dönem sonunda istifa ettiğini duyurdu bizlere. Neyse ona güzelce teşekkürümüzü edip veda ettik. 

   İkinci dönem yeni gelen görevlendirme müdüre merhaba dedik. Ali Bey, yani yeni gelen müdür de özel hayatını toplantıda rahatça anlatan bir tip çıktı. Önceki eşi ve ikinci eşiyle ilgili bahsettiği şeylere insanlar bir anlam veremedi. Ama her nasılsa bu müdür beni pek sevdi. Aslında diğer öğretmenler de sevdi müdürü, çünkü üslubu kırıcı olmayan, iyi niyetli yaklaşan ve net cevaplar veren bir insan olduğu da anlaşıldı zamanla. Ve fakat Hande Hanımla yıldızları barışmadı. Çünkü Hande Hanım müdürün adına konuşup öğretmenlere görev yağdırmaya çalışırken, Ali Bey "Bir dakika Hande Hanım, ben müdür olarak buradayım ve bunlar benim işim, kavram karmaşası var belli ki aramızda bunu bir netleştirelim. "dedi. Yani tam olarak böyle söylememişse de aralarındaki mevzu böyle başladı. Bunu duyan Hande Hanım, profesyonelliğini bir saat anlatan Hande Hanım'ın içinden çirkef bir kişilik çıktı ve okul personeline dahi yansıyan bir tartışma yaşandı aralarında. Okul küçük olunca herkesin her şeyi öğrenmesi de çok kısa sürdü tabi. 

    Müdürle Hande Hanım'ın arası kötü olunca Hande Hanım herkese melek oldu. Kimisine ( ben de dahil) müdürle yaşanan olaydaki melek rolünü anlatarak işi başka noktalara taşıdı.. Yüzüne bakmayıp haddi olmadan yüksek perdeden konuştuğu öğretmenlerle kahve ikramı eşliğinde cici sohbetler etti. Müdür bey de tabi durumu anladı ama henüz kadrosu gelmediği ve akıbeti de ne olacağı belli olmadığından sessiz kalmayı tercih etti. Geçtiğimiz hafta müdür beyin kadrosu da geldi, yani artık bir değişiklik olmazsa önümüzdeki birkaç sene bu okulun müdürü olacak. Bakalım gelecek sene neler olacak? 

      Şimdi buraya kadarki kısım idarede yaşanan şeyler. Ben nereden biliyorum? Çünkü Hande Hanım da müdür bey de işle alakalı görüşme talebinde bulunarak bana bu mevzuyu kendi açılarından anlattılar. Ben tabi orta yollu cümleler kurup iyi dileklerde bulundum ama dışardan bir tanık gibi hissetmeye başladım kendimi yaşananlar karşısında. Ne bileyim Hande Hanım bana böyle cici cici konuşur hep, müdürle tartışmasını ve sonraki yaptıklarını görünce " Neler oluyor Altan? " Dedim kendi kendime. Müdür beyin küçük hesaplamalarına şaşırdım. " Bunlar kurt olmuş yahu! " Dedim. Sonra da baktım kendi zihnimde de olayları fazla düşünüyorum, kendi kendime ikisini de tanımadığımı söyledim ve anlattıkları kadar profesyonellerse oturup bu krizi çözsünler amaaaan dedim. Çünkü öyle. 

     Şimdi diğer bir konu da öğretmenler. Ben genelde meslekçi hocalarla iyiyim. Kadın öğretmenlerle bir iki kişi hariç çok yakın değilim çünkü dedikodu temelli bir ortam var bizim kurumda ve kendimi geri çekmekte buldum huzuru. Benim yakın olduğum iki hoca da ben gibi kendi hallerinde tarafsız olmaya çalışan kişiler. Neyse bu büyük kadın grubu bir sebepten ( saçma sapan bir sebepten) araları açılmış iki gruba bölünmüşler. Resmen vazgeçilmeyen insana dönüştük son bir ayda. O grup geliyor diğer grubu kötülerken bana diyor ki " Senle ilgili de konuştular, kim hakkında konuşmuyorlar ki iki yüzlüler. " Diyor. Diğer grup geliyor resmen aynı cümleleri kuruyor. Yani buradan çıkan sonuç ne? Bunlar zamanında iyiyken oturup bir güzel beni de konuşmuşlar hahahahah :))) Kız sizin başka işiniz mi yoktu Allah aşkına ya! Bir de ben şaşırdım mı, hayır. Ama günün sonunda keşke barışsalar da yeniden bizi konuşsalar, eskiden daha huzurluydum, dedim yani. 

     Senin anlayacağın saçma sapan kaosların ortasında kaldım. Değişik insan tipleri tanıdım. Bir yandan da kendimi gözlemledim. Ben olayların içinde değil de kenarında durayım istedikçe merkeze çekiliyor gibi hissettim. Absürd bir hikayenin içinde buldum kendimi. 

     Ben artık şuna eminim, eğer bir insanla oturup konuştuktan sonra ikircikli hissediyorsam sezgilerime güvenmeyi seçmem gerek. Vardır kalbimin bir bildiği deyip temkinli bir noktada durup düşünmem gerek. Bazen akıl çok güzel açıklamalar yapıyor, mantıklı nedenlere bağlamak istiyor insanların davranışlarını. Ama sezgim " Bir dakika" diyorsa durmak en iyisi belki de. Bir de ben insanları o kadar da fazla anlamak istemiyorum ya. Valla bak. Yani mesela kadın türlü entrikalar yapıyor, benim alanıma da giriyor ve özür filan dilemiyor hakkı gibi görüyor; sonra bir sohbet anında gelip bana annesiz büyüdüğünü anlatınca ben bu kısımla onun diğer bütün davranışlarını anlamlandırma gayretine girişiyorum. Bu beni aşırı yoruyor. 

   Neyse dostlar... Gördüğünüz gibi bir aylık yokluğumu bir bavul hikayeye sığdırdım da geldim. Daha ne kirli çamaşırlar var da ben onları yıkamak filan değil, direk çöpe atmak istiyorum. Bir süre kimseyi dinlemek ve de anlamak istemiyorum. Ve mümkünse başka bir kuruma geçmek istiyorum. Duaysa dua manifestse manifest, sizi de tüm tuşlara basmaya davet ediyorum. Şu Annabell için iyi dileklerinizi esirgemeyin sevgili dostlar 🤣😆 


Karşıyım




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dudağımdaki Uçuk, Etrafımdaki Kaos

       Olleeeeyy tatil başladı oleeey!!!       Ben ve alt dudağımdaki kocaman uçuğum birlikte geldik bugün. Anlatacaklarımız var size dostla...