![]() |
| Kendi objektifimden gün batımı |
Gecenin şu saatinde uyuyamadım. Kaygılı, depresif, umutlu, sakin...her şeyden biraz birazım :) "Yahu Annabell yine ne oldu? " Diye soruyor musun bilmiyorum, ama ben anlatacağım :)
Geçen hafta okulların kapanmasına bir gün kala, arkadaşımda toplaşmıştık. Miray daha okuldaydı ve benim için şu küçük özgürlük anlarından biriydi, anlarsın ya. Tam da böyle çocuğunu büyütmüş, okula yollayıp arkadaşlarıyla yeniden sosyalleşmeye başlayan anne modlarında sevinirken ve benim annelik konusunda pimpirikli olduğumu söyleyen bazı kişilere içten içe nanik yaparken kızımın okulundan arandım. Ateşi çıktığını öğrenince ayaklandım ve bir koşu kızımı okuldan alıp eve geldim. Sonrası yüksek ateş, üst üste kusma vs. Senin anlayacağın hoş olmayan bir tablo ve tabiki o geceyi hastanede serumla, ateş düşürmeyle filan geçirdik.
Aradan bir hafta geçti ve bu süreçte kızımın artık toparlandığını düşünüyordum. İlaçları da bitmişti. Ve yine arkadaşlarımdan birine davetliydik akşam için. Kızım benden daha heyecanlıydı bu misafircilik işine ve birlikte güzel güzel hazırlanırken, birden bire yine kusmaya başladı küçüğüm.
Ne oldu, yine ne olmuş olabilir, acaba tam düzelmedi mi, derken o kaygıyla tüm planları iptal ettik tabiki. Ve fakat kızım kustuktan sonra rahatladı ve oynamaya başladı. İştahı filan da açıldı. Şimdi arkadaşıma gideyim desem içim rahat etmez, evde kalsam kendime acıyorum ve kaygım halâ geçmiş değil. Eşime:" Ben bir nefes alacağım. " Diyip çıkıp yürümeye başladım. Kendi kendime düşünüp yürürken, baktım yanaklarımda bir nemlenme hissi var. Farkında olmadan ağlamışım...Şaşırdım da kendime, ama bir rahatladım ki sorma.
Çok ikircikli hisler bir bakıma. Hem annelik içgüdüsüyle kaygın tavan oluyor; çocuğun iyiyse ve o hastalıklı hali geçtiyse bu sefer de kendine ve heveslerine acıma hali geliyor. Kendine acırken bundan dolayı pişmanlık da hissediyorsun bazen. Çünkü nihayetinde sen bir anasın ana. Gerçi şu pişmanlık duygusuyla benim pek işim olmuyor, oralarda çok bulunmuyorum ama yine de şöyle bir esintisi dolaşmıyor değil.
Bazen de böyle oluyor işte. " Heh şimdi oldu, rahatlayabilirim. " Gibi bir hayat noktası yok, ben artık anladım. O nedenle her şey ve herkes iyiyken, yani o küçücük anlardan bahsediyorum, öyle nadir anlarda yapıştıracaksın keyifli eylemlerini. Ya da farkına varıp keyifle yayılacaksın koltuğunda, sevdiğin bir şeyler içeceksin. Sonrası sonra...
