Dün akşam öyle güzel bir gün batımı vardı ki...
Evimin balkonundan başımı uzatıp etrafı inceledim. Kızıl bir ışık huzmesi vurmuştu baktığım her yere. Binaların grisine, arabaların camlarına, çocukların oynadığı parka… hatta saçlarıma kadar dokunmuştu o kızıllık.
Derin bir nefes aldım, havada bahar kokusu vardı. Doğa bu uyanışını olmadık yerlerden dahi kendisini göstererek anlatıyordu sanki; her yerde yeşillikler ve rengarenk çiçekler...
Balkonlardan tabak çanak sesleri, gülüşmeler...kimisinden neşeli şarkılar geliyordu.
Bir süre sadece bu anda kaldım. İçime tatlı bir umudun ve de neşenin yayılmasına izin verdim, gülümsedim.
Yürümem gerekiyordu, biliyordum. Günler sonra içimde bulduğum bu güce sevindim ve bir koşu gidip hazırlandım. Eşim de beni kovalar gibi destekledi bu fikrimi.
Dışarıda yazın habercisi bir hava vardı; hafif serin ama üşütmeyen…
“Ohh,” dedim içimden.
Her şey ne kadar da olması gerektiği gibiydi. Bazen güzel bir tabloya bakar ve şöyle dersin ya: " Tek bir fırça darbesine dahi ihtiyacı yok." Öyle güzel, öyle tam.
İlk adımlarım biraz çekimserdi. Ama yürüdükçe güçlendi. Yürümenin, umutsuzluğa yer bırakmayan bir tarafı vardı. Bunu yıllardır bilirdim. Ve yine hatırladım.
Yürürken bu güzelliklere de rastladım. Bizim sitenin ayrılmaz ikilisi. İki senedir oradan oraya taşındı mahalle sakinlerinin onlara yaptığı kedi evi. Ama onlar hiç ayrılmadılar. Hep böyleler, yaz kış ve mevsimden bağımsız.
Değişkenliğin bunca çok olduğu hayatta bazı şeylerin olduğu gibi kalmasında ve sürekliliğinde insana iyi gelen bir şeyler var. Tıpkı birazdan önünden geçeceğim küçük kahve dükkanı gibi...
Senelerdir orada durur, arada küçük ışıklandırmalarla kendine güzel bir ambiyans kurar. Sahibiyle bazen sohbet ederiz ya da uzaktan selamlaşırız. Yine öyle oldu.
“Bir kahve ikram edelim,” dedi.
Gülümsedim. “Başka sefere,” dedim.
Kızımın en sevdiği dondurmacı da açmıştı artık dükkanını. Sahibi kış mevsiminde nereye gider bilmem ama bahar geldi mi, dondurma dükkanını açardı. Demek ki bahar resmen gelmişti de yaz mevsimine göz kırpıyordu.
Yarın akşam plan belliydi o halde :)
Ben çikolata- orman meyveli ya da çikolata- limon ikilisine tutkundum. İştahımın açıldığını hissettim :) Özellikle de hastalıktan çıktıktan ya da depresif bir dönem geçirdikten sonra anlıyordu insan iştahın kıymetini.
Eğer gece yatarken sabah kahvaltıda ne yiyeceğimi hayal ediyorsam o gün mutluyumdur, bilirim. Ve aynı şey şu an kızımda da var. Bu sabah için çikolatalı ekmek, peynir zeytin ve havuç istedi ve hepsini de afiyetle yedi. :)
Bu güzel akşam unutulmasın istedim. Bugün yazma isteğime, içimdeki güce… ve bloğuma adını veren gün batımlarına bir selam olsun.
Daha nicesine, en güzellerine....
Sevgiyle :)
Gün batımların her gününe merhaba diyelim :) O patililer ne güzel uyuyorlar öyle ısırırım ben bunları. Artık havalar güzeldi bahar geldi şekerim. Yani bu demek oluyor ki İdilin günleri geri döndü :))
YanıtlaSilDiyelim güzel kız :)) Burcunu merak ettim İdil :) Ayrıca İdil'in günlerini yazsan da okusak :))
SilSevgili Annabell, size çok kızgınım efendim, bilmenizi isterim. Daha çok post göndermeniz gerekirken neden ayda bir post gönderiyorsunuz? Lütfen toparlayalım kendimizi.
YanıtlaSilEşin beyefendi senin evden çıkmanı çok istemiş, erkeklere azıcık özgürlük! Erkeklerde evde yalnız kalmak ister! Lütfen bolca miktar yürüyüş yap ehe. Betoks sonrası tatlılardan uzak kalmaya çalışan Merve'nin çikolata hayalleri ;) Bu güzel işte. Hayatın en güzel ironisi ehe. Ancak ve ancak afacana da tatlı alıştırmazsın herhalde küçüklüğünde.
Sevgili Alpirik, ayda en az üç yazı yazıyorum ama böyle hissetmene çok sevindim, kitleleri peşimden sürüklediğim doğrudur hahahahha :)) Kendimle dalga geçtiğime göre toparlamışım bence :) Eşim beyefendi çocuğa bakmak suretiyle beni kovaladığı için övgüyü hak ediyor, çocuktan sonra kişisel alan??? Ne demekti o :) Ayrıca ben detoksu sonrasında daha çok yiyebilmek için yapıyorum. Kızımı da okula gönderene kadar şekerden uzak tuttum ama şimdi market tabelalarını bizden önce fark ediyor :)
SilTatlıya koşan ninja? ahaha.
SilKitleleri kahkahaya boğmakta senin işinmiş Merve ;) sendeyiz!
:)))
SilKedicikler çok tatlı... Tam yaşadığın anı yaşattın bize de, teşekkürler...
YanıtlaSilBen de bu akşam yürürken iki ördek gördüm komşunun arabasının tepesine çıkmış birbirlerine kur yapıyorlar :)))) Erkek yeşil boynuyla çok yakışıklıydı ama kız yüzvermiyordu sanki. Çok tatlı anlar, insan yakaladığında ne mutlu oluyor ve hepsi de gerçekten küçücük şeyler....
Ayy ne tatlı :)) Sıradan bir yürüyüşümde karşıma ördek çıksa çok mutlu olurdum herhalde :) Ben kız ördekten yanayım, erkek ördek kesin bir şey yapmıştır go girl hahahah :)) Bu küçücük anlar, hayatı güzel kılan en güzel şeyler.... Daha çok fark ederiz dilerim :)
SilKediciklerin tatlılığına eridimmmm
YanıtlaSilRuh halimiz bozukken yediğimizden de lezzet alamıyoruz gerçekten o dönemden çıkıncaki her şeyden tat alma hali ne güzeldir bir süredir tatsızım, aa bak tatsız olmak söylemi de burdan geliyor demek ki:) tadım tuzum yok vs doğruymuş
Ben galiba bu sene dondurma açılışını henüz yapmadımmm eve giderken kendime dondurma alayım
Sabah sabah beni de aydınlattın Özlem, teşekkür ederim, hiç böyle düşünmemiştim :))) Yaa bugünler de geçecek inşallah, sen kesinlikle dondurmaya şans vermelisin :)
Silyürümek, orman meyveli dondurma, çikolatalı ekmek, hayat güzel :) çok huzurlu anlatmışsın, mutluluk verdin bize :)
YanıtlaSilSeni mutlu ettiğime gerçekten sevindim canım Deep :)) Kocaman kalpler sana :)
SilDondurma zamanı geldi artık... Çocuklar yaşadı :)
YanıtlaSilÇocukları bahane edip biz de yiyebiliriz heyyooo :))
SilSüper olurrr :)
Sil💕💕
SilBloğunuza geldiğim anda bile kendimi gülümserken buluyorum, çok güzel bir enerjiniz var. Bu, yazılarınızdan bile okurlara geçiyor. Yazınız da baştan sona hem sakin hem derindi. En çok böyle yazıları seviyorum, hayatı gördüğünü anlatan birilerinin yazılarını. Ben de en çok böyle yazmayı seviyorum aslında ama bir süredir yapamıyorum. İştah ve kahvaltı hayali konusunda yazdığınız kısım beni kısacık düşündürdü ve gülümsetti. Gün batımı renkleri insanı gerçekten sarsıyor, sen hayattasın yaşa der gibi. Öte yandan fotoğrafa bayıldım. Çok tatlılar.
YanıtlaSilBu sabah zorlu bir kızımı okula bırakma seansı daha yaşadım canım İlkay... Ve şu an senin yorumuna sarılıp, kendimi sakinleştirebilirim. O kadar iyi geldi ki, tekrar tekrar okudum ve çok sevindim, azıcık da şımardım :)) İyi ki varsın. Ve evet senin de hayatı gören yazılarını biliyor ve çok seviyorum :)
SilKediler çok sevimli uyumuşlar :) İnsan yürümeli, iş çıkışı direk eve gidip evde kala kalıyoruz. En güzelini yapmışsınız.
YanıtlaSilİşten eve evden işe yaptığım günlerde ruhum daralıyor. Spor salonunu da o nedenle sevmiyorum galiba. Açık havada yürüyüş gibisi yok. Yağmurlu havada bile kıyafet ve ayakkabı uygunsa yürümek öyle iyi geliyor ki, daha sık yapsak ne iyi olacak 🤗
SilDoğa gerçekten insana başka bir haz ve huzur veriyor. Ben de sürekli yürüyüş yapıp doğa keyfini çıkartıyorum :) Benim baktığım kedilerde böyle uyuyor birbirine bağlı şekilde.
YanıtlaSilNe güzel :)) Keşke daha çok yeşil alanımız, parklarımız olsa :))
Silben de diyorum uzun zamandır kahvaltıda ne yesem diye neden düşünmüyorum, demek ki epey mutsuzum :l
YanıtlaSilbu arada yediniz mi çukulatlı dondurma :)
Benim kahvaltı motivasyonum azaldığında gidip alışveriş yaparım. Yeşillik çok severim mesela ya da kendimi şımartacaksam sevdiğim bir reçel de eklerim sepete, peynirlerde de seçiciyim biraz... Sonra Yine hayal kurup mutlu olurum. Tersten de ilerleyebilirsin canım Burcu, bende gayet de işe yarıyor :))) Hahahah hem de kaç sefer yedim, çukulatlı limonlu :))
Sil